Etiket: Levent Cantek

Yerel Haberin Kalbi

“O Kız Sana Göre Değil Yavrum!”

Edebiyatımızda Beyoğlu, şehveti çağıran, kolay seksi ve zevki imleyen yabancı bir kadını temsil eder. Beyoğlu’nda karşılaşılan havai kızlar, namlı kadınlar ve gece yaşamı, Erkek-Türk’e dramatik bir son hazırlayacaktır: Deyim yerindeyse o meşum kadınlar “frengi saçacak”, her türlü melanete bulaştıracak, sonu aile faciasıyla biten yıkımlara sebep olacaktır. Bu ahlak dışı dünyanın karşıtı müşfik, vefalı ve fedakâr annedir. Konağında sabırla, merhametle…
Devamı


Temmuz 3, 2026 0

Sentez sentez üstüne…

Eurovision yarışması için seçilen şarkı kamuoyuna duyuruldu. Süperstar adı verilen –ister istemez Ajda Pekkan’ı çağrıştıran, sunumu itibarıyla bize bir Ajda gerekiyor diye düşünülerek seçildiği anlaşılan şarkıcı ve- şarkı, Eurovision geleneğimizi bozmayarak tartışmalar yarattı. İlgi çekici olan “bizi bu şarkı mı temsil edecek” şikayetleri değil “bizi bu şarkı temsil edecek” gururlanmaları. Eurovision’un abartıldığını söyleyenler çoktur, hatta daha…
Devamı


Temmuz 3, 2026 0

Kolektif Kimliğin İnşasında Halk Terbiyesi ve Ritüellerin Medya Metinlerine Dönüştürülmesi

Kırklı yıllarda, Ulus gazetesinde dönemin entelektüel iklimine ve gazete diline uygun bir tartışma yaşanır. Dönemin hatırı sayılır entelektüellerinin radyoda yayınlanan bir programın içeriğinden başlayarak geliştirdikleri tartışma, esasen “halk terbiyesi” çerçevesinde kolektif kimliğin inşası ve medya metinlerinin kullanımını irdelemektedir. Bu çerçevenin bir ucu Halk Terbiyesi literatürüne teyellenirken diğer ucu radyoda kullanılan – halka “gönderilen” metinlerin seçimiyle ilgili endişelere…
Devamı


Temmuz 3, 2026 0

Bir İntihal Meselesi 2 (Hikaye Devam Ediyor…)

Virgül’de Aralık 2001 tarihinde yayımlanan “Bir İntihal Meselesi : Şapkalı Olanların Hepsi Medenî Değildir” başlıklı yazıma karşı, Mehmet Saydur tarafından geçen sayıda (Nisan 2002) verilen cevabı okudum. Saydur, “İçerikle Değil, Alıntılarla İlgili Suçlamalar” başlığını taşıyan yazısında beni “çirkin, bencil ve düzeysiz” bulmuş, içerikle değil alıntılarla ilgili suçlama yapmakla “eleştirmiş”. Aynı kaynaklara bakıldığı için böylesi bir durumun ortaya…
Devamı


Temmuz 3, 2026 0

Bir İntihal Meselesi:Şapkalı Olanların Hepsi Medenî Değildir…

2001 yılında Markopaşa kitabımla ilgili yaşanan bir intihal polemiğini aktarıyorum. Yazı, Virgül dergisinin Aralık 2001 sayısında yayınlanmıştır)  Geçtiğimiz günlerde Mehmet Saydur’un hazırladığı “Markopaşa Gerçeği” adlı bir kitap yayınlandı (Çınar Yayınları, 2001). Yine Markopaşa gazetesini inceleyen bir başka çalışma tarafımdan hazırlanmış ve bu yılın mart ayında yayınlanmıştı (Markopaşa, Bir Mizah ve Muhalefet Efsanesi, İletişim Yayınları). Cumhuriyet…
Devamı


Temmuz 3, 2026 0

Türk Sinemasındaki Toplumcu Gerçekçi Akım Hakkında…

(Aşağıdaki metin 2000 yılında yazılmış bir konuşma metni. Türk Sinemasındaki toplumcu gerçekçi eğilimin genel gelişimini, dönemler arası farklılıklara dikkat çekerek özetlemeye, sözü bir biçimde “bugüne” getirmeye çalışmıştım.) Türk sinemasında Toplumcu Gerçekçilik, 27 Mayıs ertesi farklılaşan siyasal ve kültürel ortamın yarattığı kavramlardan biridir. Kabaca, Yeşilçam’ın geleneksel anlatım biçimlerinden farklı bir dille, gerçek yaşam kesitlerine dayalı, yalın…
Devamı


Temmuz 3, 2026 0

Teorinin Cangılında Habermas’ın Yediveren Bereketi

Habermas, Jürgen (1997). Kamusallığın Yapısal Dönüşümü. Çev. Tanıl Bora – Mithat Sancar. İstanbul: İletişim Yayınları. Doksanlı yılların ikinci yarısından itibaren entelektüel çevrelerde sıkça kullanılan kavramlardan birisi “kamusal alan”. Farklı düşüncelerin “kamusal alana çıkması, temsiliyet kazanması, kendini ifade imkânı bulması” üzerine kurulu argümanlar ise Radikal, Yeni Yüzyıl gibi “şık” gazetelerin okuyucuları ve hatta kimi özellikli televizyon programlarının izleyicileri için hiç…
Devamı


Temmuz 2, 2026 0

Bir Nurullah Ataç Sözlüğü İçin Girizgah 1948-1949 (A-İ)

Dilci değilim, “yazarken” seçtiğim sözcüklere, cümle yapılarıma bakılırsa eğer oldukça keyfi bir yaklaşımım olduğu görülebilir. Ayrıca, Nurullah Ataç’ın dil anlayışına yakın olmadım hiç. Bu, ona karşıt olduğum anlamına da gelmemeli. Onun yazarlığını, olaylara, döneminin tutumlarına ilişkin yargılarını daima etkileyici bulduğumu ise saklayamam. Bir dönemi herhangi bir yazarla özdeşleştirerek tanımlamak ne denli sağlıklı olur bilemiyorum ama kendi…
Devamı


Temmuz 2, 2026 0

“Buradan Çıkış Yok!!!”

Duymuş olabilirsiniz, çoğu futbol adamı Kadıköy Saraçoğlu Stadını kastederek “Böyle bir ortamda bir takımın maç kazanması çok zor” der. Fenerbahçe yenilmeyeceği için değil stadın havasını, tribünlerin sahaya yakın oluşunu, seyircinin baskısını düşünerek bunu söylerler. Memleketimizin stadyumları öncelikli olarak resmi geçitler, bayramlar için hazırlandığından ve “olimpik” düşünüldüğünden, seyirci alanın epey uzağındadır. Bizdeki “Stadyum” mantığının bir Helen hayranlığından mı yoksa…
Devamı


Temmuz 2, 2026 0

Bir Mizah Dergisi Eleştirisi

Altmışlı yılların sonunda İslamcıların popüler gazetesi Bugün’de Akbaba mizah dergisi hakkında bir eleştiri çıkıyor: “Ömrünü Komünistlere Yataklık Etmek ve Komünist Leşi Yemekle Geçiren Akbaba Mecmuası, ecelini İslamiyet’e Sataşarak Arıyor!”başlıklı yazının tamamını aktarmayacağım, dileyen arar bulur. Benim ilgimi çeken bir önceki yazıda da varolan mesafe. O yazıda “neyin çizilip neyin çizilmeyeceğini” iddia etmeye varan yazarın görüşlerinin bir benzerine Akbaba eleştirisinde rastlıyoruz. Akbaba’nın latifeden-şakacıktan ileri…
Devamı


Temmuz 2, 2026 0